
Altta çalan Hande Yener’i dinlerken bunalım olabilen bir başka kişiyi tanıyorsunuz eğer, lütfen tanıştırın beni. Öyledir ki, çok iyi anlaşabileceğimden neredeyse hiç şüphem yok.
‘hiç şüphem yok’ diyen bir paranoya kumkumasına ne kadar güven olur bilemem ama, şu an bunu söylerken paranoya yapmadığımı biliyorum.
Ne olacak benim bu halim diyorum, sabah ilk uyandığımda süper mutlu olup, gerçkten uyanıncadan itibaren yokuş aşağı iniyorum. Korelasyon katsayılarını filan bilmiyorum x ve x^2 lerin önündeki ama iyi bir şey değil yani, onu söyleyebilirim.
Kendi kendime bunalım oluyorum hiç nedensiz. “Sıcaklardandır, sıcaklardan” diye tahmin etmekteyim. Umarım öyle olsun.
Sol kulağım sürekli tıkanıyor ve her sabah 1-1.5 saat bu sefer kesin sağır kalacağım stresiyle yaşıyorum. Neyseki bir noktada açılıyor kendisi. Diğer kulağım da bugün ağrımaya başladı ama şimdi geçti. O da “sıcaklardan” olsa gerek diye yordum ben ama sizi bilemem.
Bir de dudağımda akşamüzeri 4 itibariyle bir uçuk çıktı. Sinir oldum. Çıkmayacağım evden dışarı o geçene kadar. Görsün bakalım kim daha inatçı.
Ama hava o kadar sıcak ki, işe gitmeye can atar oldum, klima var diye.
Dün gece, sabah ilk uyandığım an ve öğlen çin yemeği yediğim 1 saat haricinde, iş çıkışına kadar bunalımdım yine. Bir de paraf atarken paranoya yapmayı unutmuştum, o ara dalga geçme yanım ağır basmıştı çünkü.
İş çıkışı ise hadi dedim, Demdem ve Ayça çok severdi, onlar için bir karamelli sundae yiyeyim. Karşıdan karşıya geçerken elimde sundae, ağzımda kaşık yürüdüm. Her dakika başı da annemin hep söylediği “ağzında öyle kaşık tutma, biri bir çarpar boğazına batar” lafı geldi. Umursamayıp devam ettim eve kadar kaşık ağzımda.
Eve geldim.
“Hadi bakalım Tuğçe” dedim. “Yeter bu bunalım. Birazcık değişiklik yap, en azından akşama kadar.” Son ses müzik açtım, pencereleri de açtım. Hep kavga gürültü sesiyle mi dolacak sokaklar, biraz da müzikle dolsun. Yeni aldığım sarı bluzümü de üzerime giydim, başladım dansetmeye ve şarkı söylemeye. Evet hala paranoyalarım yanımda, kafamdaydı ama benimle dans edip şarkı söylüyorlardı.
Evet, beni aşırı mutlu eden bir şey olmadı ama müzik yolda bırakmadı benim eşlik edişimi. Şu sıcaklar biraz geçse de ben de tamamıyla paranoyalarıma hoşçakal diyerek bırakabilsem kendimi
P.S: Onno Tunç Şarkıları albümünü aldım. Gerçekten çok güzel. Hepsi teker teker güzel. Bir kaç tane hiç dinlemediğim şarkıcılar bile çok güzel söylemişler.
Yine yeni yeniden parçasınının yine ve yeni bölümlerini zamanında nasıl ezberlemiş olduğumu hiç bilmiyorum ama çok doğal gelerek, şaşırmadan söyleyebiliyorum.
Numbness is ahead, I write to defreeze myself..
Sıcaklardan’dır
Monday, June 25, 2007
Posted by Tugc at 8:31 PM
Labels: GayrıResmi şikayet, Improvize
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
10 comments:
ben bugün seni gördüm :) sundae yediğini de yazmışsın, evet evet sendin :p mecidiyeköy yolları:)
geccek geccek biz de normal olcaz bir gun. ben yavas yavas inandirmaya calisiyorum kendimi:-)
Tuğçe bloğunun temasında bir gariplik var gibi, istersen bir kontrol et. Biraz "kayık" görünüyor.
kulağına lakırdı kaçmıştır...
Ucugun icin Zovirax krem tavsiye edebilirim. Cikacagini hissettigin zaman surersen cikmaktan vazgecebiliyor. Ciktiktan sonra surersen de cok buyumuyor.
gulin,
:) Neden konuşmadın gelip yahu:)
demet,
ben normal olmak istemiyorum da, bunalım modu geçse bari :)
karflake,
evet bozuj :(
umar,
lakırdı filan kaçmaz.
Mz,
teşekkür ederim, hemen sabah gidip aldım. geçer umarım ya :(
kendime söz vermiştim ben. güneş beni değil ben onu çarpacağım diye am olmadı. o beni çarptı :D
dur bakim ben de bir açayım şu müziğin sesini :=)
heyy! benim de favorim karameLLi sundae`dir. afiet oLsun.. ;)
~Serra
ehu bilmemkaç saattir ev taşıoduk ölmüş durumdaydım emin olamadım kii:))
eysean,
aç aç :D zaten s1cak, benim beynim çalismiyor.
serra,
tesekkürler. bugün yine yedim :)
gulin,
bir dahaki sefere insallah o zaman.
Post a Comment