Oku kafan karışsın,
okudukça, düşündükçe aydınlanmak yerine iyice batağa saplan..
Yetmediğini düşün...
Oku düşünmemek için ve kafanın dağılması için ama sonra kafan orada yazan tek bir cümleye takılı kalıp, kendi kendisini öğütmeye başlasın...Daha da yorul...
Bence beyin ve kalbi taşınabilir hale getirmeli..Tanrı upgrade etseydi insanı eğer, bence bunu yapardı, ya da ben yapmasını diliyorum.
Beyin ve kalbimi çantalarında taşımayı, bazen de evde, sokakta bırakmayı isterdim..
Hatta bence çağımızın hastalığı da stres filan değil. Kronik sevgisizlik. Adı tam da bu olmalı..Herkes yakalanacak diye bir kaide yok ama, kronik yerleşiyor.
Kronik sevgisizlik hastalığına kapılmamanız dileğiyle...
*Başlık Gabriel Garcia Marquez'in Chronicles of a death foretold (bir ölümün önceden anlatılmış kronolojisi) kitabından esinlenilmiştir.
P.S: Tutunamayanlar'ı okurken tutunamıyormuş gibi hissetmek doğal mı ki? O da mı kronik yoksa..
Numbness is ahead, I write to defreeze myself..
Chronicles of a love-less-ness foretold*
Thursday, August 02, 2007
Posted by Tugc at 5:57 PM
Labels: GayrıResmi şikayet
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
6 comments:
sonradan görme gibisin çok. hem de çok.
non stop beyinlerimiz olsa :)
Anonymous,
Aman ne güzel..Sonradan neyi gördüğümü de bulsam hiç sorun kalmayacak mesela...Eğer sonradan senin gibi insanların varlığını göreceksem, sonradan görmeye o kadar da meraklı değilim ama sen çok istiyorsun görebilirsin sonradan. Bak ne zamandır yazıyorum ben, sen sonradan görmüşsün sonradan görme olduğumu. Kutluyorum, vallahi tebrikler.
Eysean,
Benimki stop beyin olsun, sıkıldım atmak istiyorum da biraz :)
tutunamayanlar'ı bitirdiğinde- bitirebilirsen - neler düşündüğünü yazar misin? merak ediyorum.
her yeni düşünce, bir taraftan biraz daha yitip gitmek gibi görünürken beynin içindeki karmaşada; diğer taraftan, oluşturdukları her yeni bağlantıyla, karmaşa gibi görüneni bir düzene kilitlemek gibi de görülebilirdi sanki . yani dağılmak gibi görünen, bir başka açıdan toparlanmak olarak görülebilirdi .
ballıbörek,
Malesef ki, 2-3 kitabı aynı anda okumaya çalışma gibi bir özelliğim var..Bunu özellikle kalın ve düşünerek sindire sindire okumam gereken kitaplarda yapıyorum.200sayfa okuyorum sonra o arada düşünmeye vaktişm olsun diye daha hikayemsi bir kitap bitiriyorum. O yüzden bu kitabı da sindirerek ve anlayarak okumak istiyorum. ama bitirince sanırım yazarım. Daha aklmda bulunan bir Suç Ve Ceza'nın Raskolnikov'u ve Nietzsche karşılaştırması var ama bakalım ne zaman yazacağım :)
Ses,
İnsan düşündükçe daha çok karışıyor aslında ama sanırım sadece bir süre. O noktadan sonra her şey daha da açıklığa kavuşacak, ya da ben ümit ediyorum.
Post a Comment