Sevgili indis lúinwë,
Merak ettim de...-genellikle ve sıkça merak ettiğim yadsınamaz gerçeklerimden biri bence, aslına bakarsan *yani bakmasan da olur, vaktin varsa bakabilirsin* gerçek olup olmaması da sorun değil.Masal olsa daha iyi olmaz mıydı zaten?-...
Alice ve Tavşan hakkında tavşanı Alice'in önüne çıkan ve beyaz eldivenleri olan bir çizgi film kahramanı olarak hayal çizgi boyutuna sokmaktan başka şekilde, Alice'i de kandırılan ama gezen ufak bir kız boyutundan çıkarmadan hatırlayamıyorum... Zorladım hafızamı ama, yok, bulamadım. Kötü bir duygu çok iyi biliyormuş gibi hissettiğin ve sandığın bir şeyi aslında hiç ama hiç bilmiyormuş olman..Hiç olmamış gibi sanki...Gittim işim gücüm yokmuş gibi kitabı sipariş ettim...Ne yapayım, hatırlamıyorum...Suçlu hissettim..Çocukluk unutulmamalı..Çocukluk hikayeleri de büyüklükte tekrar okunmalı. Yani ben öyle diyorum...Yani kendime öyle dedim.
Kütüphaneden alacaktım...Yazdım hatta "Alice in Wonderland", "Lewis Carroll" filan diye...Vazgeçtim...Şimdi kütüphanedekini kütüphaneye geri vermek gerekir. İstemem...Bencilimdir ben, kitap ve cd konusunda paylaşamam bir şeyimi...Eskiden paylaşırdım, değerini bilemediler, ben de "Bundan sonra kimseye yok" dedim..Yine arada dayanamayıp veriyorum kitap ya da cd..Geri ya gelmiyor, gelirse de yıpranmış geliyor...
Kendi kitabımı sadece ben yıpratabilirim, tamam mı?... *yok, sinirle söylemedim.
İnternetten kazıklanarak aldığım orijinal kitaplara yatırdığım parayla yeni bir iPod alabilirdim...Bu gidişle para filan da birikmez zaten...Bugün de derste Finansçı "paranın zaman değeri"ni filan anlatmıştı halbuki...Demişti ki; "Aldığınız paranın hepsini harcarsanız, "gelecek zaman değeri"ni gözden kaçırır, hata yaparsınız." İçinde faizi %8 olan 3 örnek de vermişti. İyi ki Türkiye'de enflasyon var...Değer kazanıyor diye kandırması daha kolay oluyor...Umrumda da değil...Zaten finansçı ve ekonomici birbirleriyle çatışıyor...İkisini de aynı anda alıyorum...Ekonomici, mutluluğu, "elindeki paranın sana getirebildikleri ile ne kadar tatmin olabildiğin" şeklinde tanımlıyor...Ben ikisinin çatışmasına kulak asmıyorum, iyi not almak benim amacım, düşünmek de nereden çıktı?, öğrencisin sen! Ama ekonomi daha duygusal finanstan.
Yine nereden nereye uçtum.
Ödünç kitap almayı da sevmem ben diyordum...Ha alır okursam da, beğendiysem hele, gidip okuduğum kitabı alabilirim...
Alice ve Tavşan arasındaki sır neydi sahi?
Numbness is ahead, I write to defreeze myself..
Bir tür "kısa devre" benim sorunum!?!
Wednesday, September 26, 2007
Posted by Tugc at 9:38 PM
Labels: Improvize, Mektubumsu, spontane
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
7 comments:
Alice pek de cocuk kitabi sayilmaz, en azindan sayilmamali.
mz,
zaten o yüzden çocuk hikayesi yerine çocukluk hikayesi dedim..En çok küçükken okunduüu ve sonradan unutulduğu için...
Bence de sayılmamalı...
Garip olan ise, küçükken elimize verilen hikaye-masla kitaplarını şimdi okuyunca kafamın daha çok karışması...Hep aklıma Özdemir Asaf'ın "Kocaman" şiiri geliyor aklıma.
bence insan tasarruf etmeli.
ben de "bence" ile başlayan bir cümle kurmak isterdim ama şu cümleyi bile bitiresim yokken o işe kalkışmak istemiyorum. benim için boşluk doldurur musun tuğçe?
Tavşan hep saatine bakar "geç kaldım" derdi sanırım hep birşeyler için geç kaldığını hatırlatırdı Alis'e.
dilek79,
Evet arada etmeli.
Eysean,
Doldururum, ne kadar dolacaktı?
Gokhan,
İşte bu! Evet sanırım bana hatırlatılmak istenen de buydu. Sonunda birisi söyledi.
Teşekkürler :)
Şimdi kocaman denizlerde, kocaman gemilerde
Neden yok küçüklüğümüzdeki büyüklüğümüz;
Çocukluğumuzun bahçelerinde, o evlerde
Kağıttan gemilerimizi yüzdürdüğümüz.
Bir şeyler mi kalmış çocukluğumuzda,
Çocukluğumuzla çözdüğümüz..
Post a Comment