Numbness is ahead, I write to defreeze myself..

Fotoğraf Mim!

Saturday, September 01, 2007

Ayça beni mimlemiş, konumuz bizi en etkileyen fotoğraf. Seçerken zorlandım ve anladım ki tek bir fotoğraf koyamayacağım ben, 3 tane çok sevdiğim fotoğraf var. Bu yaz Heybeli Ada'ya gitmiştim bir kez ve fotoğraf çekerken nasıl mutlu olduğum bana o gün fark ettirilmişti.
Hem fotoğraf hayatı kendi gözünden yansıtmak değil midir?
Bu sözü bir süredir yazmak istiyordum, zamanı gelmişti.
"Life is a series of images that change as they repeat themselves."
-Andy Warhol.
Ve işte geliyor.

Bu fotoğrafı Fotokritik sayfasını ilk öğrendiğim gün görmüştüm, hala daha da hiç bir fotoğraf Fotokritik'te bu kadar etkilemedi. Fotoğrafı çeken kişinin profili için
tıklayınız.
Hayat garip, geleceği gerçekten coşkuyla mı beklemeliyiz dedirtecek kadar vurucu bir fotoğraf.


Bu fotoğrafı çeken kişi deneysel fotoğrafçılık ile uğraşan bir İspanyol yanlış bilmiyorsam. Kendisi deviantartta favorilerimden. Diğer fotoğrafları ve profili için yine tıklayabilirsiniz.İlginç ve güzel fotoğrafları var, genellikle photoshop kullanıyor sanırım, ama yine de altlarındaki yazılar ve fotoğrafların hissettirdikleri değişik. Neden her fotoğrafın bir şey düşündürmesi gerektiğini ve buraya da anlattığımı bilmiyorum ama bu fotoğrafta benim aklıma iki şeyin inanılmaz bütünlüğü geliyor. İki duygu/düşünce bir diğerinden kaçmak için hissediliyor sanki. Birincisi erotizm, orgazm ya da zevkin doruk noktası, diğeri ise acı,korku,hüzün. Hissedilen zevkten suçluluk duyarak korkmak ve hüzünlenmek, ya da acı ve korkulara inat bir kaç saniyeliğine de olsa unutmayı seçmek...Tıpkı hayat gibi...


Ve son fotoğraf da deviantart'dan alındı ve Belarus'lu bir kişi tarafından çekilmiş. Diğer fotoğraflarında aynı duyguları veremese de bana, bu fotoğrafı süper. Profili burada.Fotoğrafın başlığı beni en çok etkileyendi aslında, "desperation". Bundan daha iyi anlatmak istesem ne yapardım diye düşündüm, henüz bulamadım.



Dikkat ettim de, genellikle hep etkileyici deyince hüzünlü bir fotoğraf seçiyoruz...Hani mutluluğun resmi yok da,ondan mıdır?

Ben de Elsa'yı, RaceDoctor'u ve Jelatin'i mimliyorum.

6 comments:

oky said...

ilk fotoğraf biz fotokritikçilere yabancı değil,
cidden çok iyi. kurgusuz, ayaküstü çekilmesine rağmen.

Jilfeym said...

2.fotoda orgazm mı var?
evet öyle olsa gerek.
e demek ki mutluluğun fotoğrafı oluyormuş?:)
öyle değil mi?yoksa bu fake bir orgazm mı???

Tugc said...

Oky,
Ben fotokrikik'e uye olmamakla beraber, ordaki fotograflarin bazilarini ezberledim gibi bir sey. Harika fotograflar var ve insan sasiriyor.
Ve senin dedigin fotograf ayak ustu cekilmis olmasina ragmen, insani ayakustu gelecekle umutsuz birakiveriyor.

Findukzade,
2. fotoda bana dusundurduklerini anlattim..Orgazm var orda bence de ama mutluluk vermiyor. Anlik kacis gibi, acidan yorulmusluk gibi...Ya da ben onu goruyorum orada.

Anonymous said...

Bence 3. fotoğrafta insan larvadan çıkan kelebeğe benzetilmiş, kelebek yaklaşık iki ay gibi uzun larva döneminden sonra ancak 1 hafta yaşaması da insanlara atfedilmiş gibi, sanırım bizlerde gerçek olgunluğa ulaştıktan sonra kalan zamanımız kelebek misali oluyor...

Tugc said...

Gökhan,
Bak bu aklıma gelmemiş olan bir bakış açısıydı.
İnsanın gerçek olgunluğa erişmesi gerçekten de o kadar uzun zaman alıyor ki, sanki son demlerinde ancak kendimizi sarmayı, umutsuzluğu bırakabiliyoruz.
Teşekkürler yorumun için.

RaceDoctor said...

En yakın zamanla alakadar olunacaktır :)

Eski dosyalar

Kaç kişi gelmiş?