Acaba başkalarının içinde de diyaloglar oluyor mu merak ediyorum...Mesela ben ve Deni, 4 senedir insomniya madurlarıyız, 1 i farklı ülkelerde, 3 ü aynı okulda olmak üzere ve sürekli içimizde diyaloglar yaşamaktayız.
Deni kim mi? A turtle with an attitude o...Hayat felsefesi kaplumbağa olan can bir arkadaş...Bir de bugünlerde hayatımızı dolduran "vuk'u" kelimesini aramızda ilk kullanan. "come to vuk'u"(anlaşıldığı ya da anlaşılmadığı üzere "vukuya gel" demek bu tabii ki) ve "vuk'u mu var?" bu aralar bizim favorilerimiz mesela, sizde de varsa bir şeyler takas edebiliriz.
Kendisi aynı zamanda gece 1'de beni arayıp "ya kızım ben yine uyuyamadım aman yaaa.." der filan...Öyle yani...
Bir de ben geçen gün ödevi teslim etmeye gittiğim Info Tech hocasına , "aa odanız ne kadar boş, çok kötü duruyor, size poster filan lazım, eşyaları bile düzgün yerleştirememişsiniz" dedim. Biliyorum insan hocasına öyle şeyler dememeli ama ben dedim. O, "haklısın gidip bir şeyler alıp asmam gerek" diye bir cevap verdi ezilip büzülerek..."Evet evet, hemen yapın bunu" dedim utanmadan...Belki de kısa yolda F verir bana, kurtuluruz, zorlamayayım ben şansımı, değil mi? Nasıl olsa databaselerden hiç birinden gram bir şey anlamadığımı göz önüne alırsak ve her ders okumam gerekli yaklaşık 70-100 sayfadan 1ini belki okuyabildiğim hafifletici sebepleri ile benim F belki olur D. Cuma günü blogspot üzerine sunu yapacağım, çok ilginç olacak, hissediyorum. Hani blogspotun bir şirket bazında özelliklerini filan bileniniz var ise, profilde mail var mesela...
Ne diyordum ki? Kendi içinde diyaloglar yapmak... Susmuyorlar, fenalık geliyor. Deni de doktor ve bakteriler konusuna takılı kalıp uyuyamıyormuş. Benimkiler her konuda konuşuyorlar, bıdı da bıdı...
Bunları filan yazmayacaktım...Çok depresif diyaloglar dönüyor içimde ama sonradan bunların hepsini bir cümlede toplamaya karar verdim, onu derken son zamanlarda olan sıradanlıkları yazayım dedim, ne zamandır yapmadığım şekilde.
Hepsi bir cümlede olana gelince...Evet şöyle...
Bütün cumartesi gecemi oturup youtubede türk dizisi izleyerek geçirdim, maksat kafamı dağıtmaktı...Ama ben salya sümük oldum daha da...
Garip olan ise...Salya sümük olurken içimdeki kişilerden birisinin "ya niye ağlıyor şimdi bu, gülsem ayıp olur mu, kızar mı?" demesiydi...
Şöyle bir bakınca, bir sayfa dolusu anlamsız kelimeler birliği dışında hiçbir şey yazmamışım...Bir bardak getirirseniz sevinirim, fırlatıp kıracağım da...
P.S: Güzel diziler varsa haberdar edin, öbür Cumartesi de onları izler, ardından da Agora Meyhanesi, Çiftetelli filan dinlerim.
Numbness is ahead, I write to defreeze myself..
Türk'üm, doğruyum, dizi izlerim...
Tuesday, September 25, 2007
Posted by Tugc at 1:50 AM
Labels: GayrıResmi şikayet, gevezelik
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
3 comments:
Benim de geçen sene matematikten kalmam garantiydi. Vizem, ortalamanın yarısının bile altındaydı. Final için de çalışamadım. Zira hem derslere girmemiştim, hem de arkadaşlarımdan aldığım notları binbir zahmetle, gecelerce uyumayarak defterime geçirmiş olduğum halde, kardeşlerimin öğretmeni yırtıp çöpe atmıştı.
Yırtılan defterin hemen ardındaki güne ödev teslimim olduğunu da o gün öğrenmiştim.
Bir arkadaşımı aradım yardım etsin diye. Yaptık. En yakın arkadaşım da baktı tabii ödeve.
Sonuçları adam 1 saate kalmadan açıkladı. İmkanı yok yani onca öğrencinin ödevini okumasının. Ben 10 üzerinden 6, arkadaşım 8 almıştı! Sadece şok oldum. Gayet sevgi dolu bir öğrenci olarak mail attım. Geri bile dönmedi. En sonunda şalterim attı. Gittim odasına, tehdit edecektim. (ki hiç öyle bir insan değilimdir) Arkadaşımın ismini sordu. Beni tatmin etmek için, onun notunu da indirecekti. Sesimi yükselterek "Siz beni ne sanıyorsunuz! Arkadaşımı satacak halim yok. İstediğin notu ver" dedikten sonra çıktım odadan.
Ve ben finale de (kötü bir notla geçmek işime gelmeyeceği, kalmayı yeğleyeceğim için) bakıp, çıktım sınavdan.
D'yle geçtim. Çok uzun oldu yazdıklarım ama demem o ki, bazen yırtık olmak, rahat olmak, öğrenci psikolojisinden kurtulmak; hocaların hoşuna bile gidebiliyor. Ufak da olsa etkilenebiliyor notlar :)
Tuğçe'cim sen galiba duygusal diziler izliosun,izleme bence.Bak atv'de fesuphanallah diye bi dizi var cem davran oynuyor komik diyaloglar oluyo keyfin yerine gelir izlerken:-).İç ses muhabbetine gelince o bence gayet sağlıklı bi ilk bakışta öyle gözükmese de:-).Sen ağlarken içinden birinin gülmeyi istemesi iyi bi şi.Dengeler işte durumu!
enci,
Uzun yorumları okuması daha güzel bence :)
Ayrıca öğrenci psikolojisi mi? O da ne :P
Oğuz,
Valla dengeliyor mu, iyice hatları mı kopartıyor bilemiyorum.
Post a Comment