1 sene oldu.Neyin 1 senesi olduğunu söylememe gerek var mı bilmiyorum, ama bugün 19 ocak.
Hala aynı yerde, aynı tartışmaları yapıyoruz.
Zaten sayısını bilemediğim kadar çok senedir aynı yerdeyiz. Üzerine saydığımız yeri iyiye değiştirmeye çalışanlara da karalar atıp, öğütüveriyoruz onları. Payını almamış olanların da, sırası gelmediğindendir.
Maksimum ilgi; sokağa, kapalı spor salonuna, caddeye, binaya isim vermek. Onu yapınca vicdan rahatlatıp, nefes alıyoruz.
Nefes almaya alışınca bir süre sonra da, isim içimizde, gururumuza dokunuyor, "haysiyetimiz ayaklar altında" düşüncesiyle isimi çaktırmadan modifiye ediveriyoruz.
Alıştım, alıştık diyeceğim ama... Bence en kötüsü de bu...Alışmak...Alıştırıp, bağışıklık kazandırıyorlar. Biz de sağlıklıyız hissinde ilerliyoruz.
Alışmak iç acıtıyor...
Numbness is ahead, I write to defreeze myself..
Alışmak
Saturday, January 19, 2008
Posted by Tugc at 9:01 AM
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
2 comments:
"...alışmak çürütür gövdenin derinliğini...
....sen gittin
buluştuğumuz körfezler şimdi başka denizlerin çekiminde
sen gittin
ama doksan dokuz adın kaldı kalbimde
ne kadar gitsen de uzağa
vücudumda dolaşıyor zincirin
kurduğun bütün tuzakları
tapınak bildim..."
m.mungan
öyle sanıyorum ki elimizden bir şey gelmediğindendşr alışmamız..
Post a Comment