Yanında yakınında kitabı olanlar bir zahmet bakıverir mi, benimki Kuşadası'nda kalmış da?
Teoman'ın Nilsu'dan önceki sevgilisinin adı neydi? Sevinç mi? Yoksa Sevinç Alican'ın annesinden önceki sevgilisi miydi? Sevinç'le evli değildi galiba ama Nilsu'dan önceki hangisiydi? Yoksa Sevinç'le de evli miydi? Alican'ın annesinin adı neydi? Ülkü mü?
Ya niye hatırlamıyorum? Şimdi hatırladım, kitabım Kuşadası'nda değil, Richmond'da kalmış. Hatırlayanlar parmak kaldırabilir ve cevaplayabilirler mi? Uyuyamam yoksa.
Numbness is ahead, I write to defreeze myself..
Takıldı
Wednesday, January 02, 2008
Posted by Tugc at 1:22 PM
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
13 comments:
hangi kitap bu, bak şimdi ben de merak ettim :)
cevap veriyorum : alyoşa
yavru nerelerdesin sen bir ses ver:)
Kitabın adı İki yeşil su samuru.
sayın gregor samsa, kitapta alyo diye başlayan bir isim bile yok, esefle kınıyorum.
ben mesaj attıydım sana Ayça?
Alican'ın annesinin adı Ülkü. Bir bu kalmış aklımda.
Evet onu ben de hatırlıyorum da, acaba Ülkü'den hemen mi sonra Nilsu'ydu, bir de Nilsu'yla ilk tanıştığında Teoman evli miydi onu düşünmeyi bırakamadım.
Hayır, Ülker-Ülkü değil,Ülkermiş kadının adı bu arada- çok çıtıpıtı, çok şeker bir kızdı ama çok genç yaşta evlendiğinden bu yükü kaldıramamış, üzgün ve bezgin bir kadın olmuştu. Bu nedenle de boşanmışlar, Alican annesinde kalmıştı. Nilsu ile tanıştığında boşanmışlardı. Arada kimse yok.-kitAptan kontrol ettim.-
Bir Seval vardı, Nilsu'nun Teoman'dan kıskanıp durduğu ama Teo kitabın bir yerinde "Beni bu kıt akıllı Seval'den mi kıskanıyosun Nil Sultan?" gibi bir laf etmişti.
İtiraf ediyorum, ben Teoman'ın Nil Sultan demesini kıskanıyorum. Benim ismim uyumlu bile olmuyor bu tür şeylere, gidip değiştireceğim.
cok zarif bir ek sahiden:)
"kıskanmak sahiplenme hastalığının sonucudur teo" gibi bir şey demişti nil sultan ona.
teo evli deildi.
en son ülkerdi.
deniz var bir de, kızı.
Kıskanmak sahiplenme hastalığın bir sonucu belki de gerçekten ama bende her iki hastalık da var aşkta. Hem sahiplenmek, hem kıskançlık. Bu yüzden sanırım bir çok özelliğini kendime çok yakın bulduğum ve benzettiğim Nil Sultan'la, belki de sadece bu konuda anlaşmıyoruz.
Teo, Nilsu'dan 13 yaş büyüktü.
Ve ben nedense kitabın sonunu hep yok saydım.
ah evet ben de yoksaydım...
sahiplenmek de kıskançlık da hastalık yada değil bilmiyorum ama bende varlar.
hani vardı ya yine kitaptan
"benim olan güzelleşir" diyordu teo tam anımsayamadım ama...
anlarsın sen:)
"Ben çok bencilimdir kız, benim olan her şey güzelleşir" diyordu yanlış hatırlamıyorsam.
Teo'nun annesine düşkün, ufak nüanslarını her zaman anlamayan kişiliğine arada sinir de olsam, Nilsu'ya gece yarısı gelip "Ben gitmem, ben ancak kitap almaya kadar giderim" diyerek sarılmasını, terkedilme korkusundan çeker gibi almasını çok kıskanıyorum.
Zaten bu aralar fazla duygusalım, hatırladıkça daha da duygusallaşıyorum.
msn gibi oldu ama yazmadan edemedim.
o korkuyu iyi bilir(d)im ben.
öyle bir şeydi ki bu, uykumuzun arasında "beni bırakma" diye mırıldanırdık, ikimiz de.
herkes gider ya çünkü.
kitap almaya kadar gitmekten ötesini affetmez aşk, bu bencillikten değil, sahiplenme hastalığından hiç değil.
sadece aşkın yazılı olmayan kanunlarından.
Post a Comment