Balık aynı fanusun içinde dönüp duruyor.
Geri gidiyor, ileri yüzüyor, döne döne dolanıyor.
Hiçbir yere gitmediğinin farkında bile değil.
5 sn bile geçmeden, az önce geçtiği yere aynı hareketlerle salına salına geliyor.
Yüzeye çıkıp ufak pıtıcık sesleri çıkarıyor.
Yukarı aşağı sağa sola sallanıyor.
Sıkılmıyor.
Sıkılsa da söylemiyor. Sadece pıtıcık yapıyor gece yarısında.
Fanusun içinde olduğunu bile unutup duruyor.
O yüzden hep aynı şevkle salına salına yüzüyor belki.
Ama onu fanusa hapsettiğimi biliyorum. Göle gidip atsam da ölecek, orası çok pis.
Neyse ki fanusa koyulduğunu farketse bile,
5 sn sonra unutuyor.
Numbness is ahead, I write to defreeze myself..
İyi ki varsın Balık
Monday, March 24, 2008
Posted by Tugc at 9:19 PM
Labels: Amaçsız yazılar
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
2 comments:
Bazen biz de balık gibiyiz diye düşünmüyor değilim, bir şeylerin arasına sıkışmışlık hissi duyuyorum. Sanki görünmez bir fanus da bizi çevreliyor istesek de istemesek de içindeyiz bir şeylerin, ancak balıktan bir farkımız var biz unutamıyoruz...
"The fish doesn't think
The fish is mute, expressionless
The fish doesn't think because
The fish knows everything"
Post a Comment