Öldü.
Balığım.
O da gitti.
Acaba dokunuşlara pek de aşina olmayan ruhu nereye gitti?
Büyük olmuşken sahip olduğum bu balık
Tüm küçüklük balıklarından daha çok alıştırdı
Ve şimdi gitti
Hala kalkıp fanusunu boşaltmaya gönlüm elvermedi..
Yeni balık istemiyorum, hayır...
2.5ay boyunca fanusuna başımı dayayıp konuşurken,
beni dinlediğin
dediklerimi sır gibi tutup hemen 5sn sonra unuttuğun
iyi su almama ve içmeme sebep olduğun için
teşekkür ederim.
Bi balık insanı bu kadar üzer mi ya?
Numbness is ahead, I write to defreeze myself..
A fish in a fish bowl, waiting to be flushed
Sunday, April 13, 2008
Posted by Tugc at 10:40 PM
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
3 comments:
bugün, moralimi fena bozan bi' haber aldığım binadan çıktıktan sonra gördüğüm ilk şey seninkisi gibi cam fanusta bir/birkaç balık oldu. aa, dedim balık. bee, dedim tugc. cee diyemedim, üzüldüm.
Başın saolsun. "Gelen, gideni aratır" diyerek, beyinlerimizde ön yargı oluşturmaya çalışanlar, umarım bu olaydan tırnak içlerinde bir sonuç çıkartırlar. Çünkü bazen giden, gelenin yerini hazırlımış olabilir.
ah ah ben de çok üzülmüştüm. heme nhastalanan hayvanlar onlar. ama acı çekmiyolar en azından... şahsen bi balığa bağlanabilme potansiyelime çok şaşırmıştım.
Post a Comment