İnsanın hayatı özellikle tatil beldelerindeki devlet hastanelerinin acil birimlerindeki doktor ve hemşirelere kalmışsa, bence evde tek başına kalıp kendi kendine elindeki ilaçlarla tedavi etmesiyle üç aşağı beş yukarı eş değer bir yardımda bulunacağından şüphem yok.
12Temmuz Perşembe gecesi çok yakın bir komşumuzun astım krizine girmesi nedeniyle, böyle durumlarda en sakin davranabilen de ben olunca, derhal Kuşadası Devlet Hastanesi Acil Servisine gittik. Yolda umut vadeden tek şey, dörtlüleri gören neredeyse her arabanın sağ şeride geçerek bize yol vermesiydi. Neredeyse diyorum çünkü her zaman laf anlamayan insanlar çıkar, bize de denk geldi, ama şanslıyız ki sadece bir tane.
Acil servise daha önce de gitmişliğim vardır, yok arkadaşımın başına güneş geçer, yok annem veya teyzemin tansiyonu yükselir. Ve her seferinde ordaki durum beni sinir eder ama geçen geceki kadar absürd bir durumla bir süredir karşılaştığımı hatırlamıyorum.
Bir kere koca hastanede sadece 1- evet BİR-tane nöbetçi doktor var, hemşirelere desen hepsi birer köpek. –Aslında köpek diye adlandırmak köpeklerin çoğunun sakin, uysal tavrına haksızlıktır, belki de pitbull demeliydim onlara.- Bir soru soruyorsun bakmıyorlar, cevapladıklarında ise sanırsın ki dövecekler.
Müşahade odası diye bir kavram yok, muayene odası da yok, perdelerle ayrılmış 6-7 yatak var, fakat yatakları ayıran perdeler haricinde hiç bir perdenin kapatılmasına izin vermiyorlar, şayet yaparsanız da bu pitbull’lar gelip azarlıyorlar.
Yazlık/Tatil yerlerinde, hastanede yatandan çok ani bir şeyle acil servise gelenler herkesin de tahmin edebileceği gibi daha fazla olur, çünkü zaten çok önemli bir ameliyat olursa şehirlerdeki hastanelere aktarırlar hastaları. İşte tam da bu nedenle bence tatil yerlerindeki acil servis birimleri çok daha fazla önem taşıyorlar.
İğne olmaya ya da muayene olmaya gelen de, ufak bir mide bulantısıyla gelenin de ilk oraya koşmasının yanı sıra; yüksek tansiyon, akut atak, astım krizi, kalp kriziyle gelen ve daha da kötüsü bıçaklanma, vurulma gibi acil kanamalı gelen hastalar da aynı yerde. Önem sırasını ise tartışan, 1-2 saniyede karar vermesi beklenilen tek bir nöbetçi doktor. Kısacası, kelle koltukta gidiyorsunuz, bozuk para getirilmesi hoş olur, doktor bana bakabilecek mi ihtimallerini hesaplamak için, hem vakit de geçer bu arada doktorun aklına gelene kadar, değil mi?
Biz şanslı olanlardık, çünkü hemen müdahele edildi. Benim de o gün öğrendiğime göre astım krizlerinde ilk olarak hasta oksijen tüpüne bağlanır, sonra da tansiyona bakılıp prednol denilen ilaç enjekte edilirmiş. Prednol denilen madde, tansiyonu daha da yükselten bir ilaç olduğundan, eğer hastanın tansiyon probemi var ise, öncelikle bunun kontrol altına alınması gerekiyormuş, fakat bizim pitbull’dan tansiyona bakmasını istediğimizde aldığımız cevap;
“Şu anda ölsen bile tansiyonun yüksek çıkacak, o yüzden önce ilacı yapalım, bakarız.”
Bu arada dip not olarak söylüyorum, astım krizinde birine tansiyonun yanısıra şeker hastası olup olmadığı da sorulmalı, çünkü dekstroz (yanlış yazıyor olabilirim, sadece hatırladığım kadarıyla) da astım krizlerinde kullanılan bir ilaçmış.
Tam ilaçlar yapıldı ve yandan bip bip öten EKG aleti sesi.. Hasta ölmüş yanda. Ve nasıl bir durumdur ki, kimse gidip hastanın perdesini ne örtüyor, ne de gidip makinayı kapatıyor. Oraya gelmiş olan bir kalp hastasının durumunu düşünebiliyor musunuz? Zaten telaşlı stresli bir ortam ve bir kalp hastası yanda birinin öldüğünü duyuyor.. Daha mı iyi hissedecektir, yoksa durumu daha da mı tetikleyecektir sizce?
Bunu da geçtim, basit şeylere geleceğim. Pitbull’lar o kalabalık, hiçbirşeyanlaşılmaz ortamda dedikoduya başladılar, bir yandan da bir tanesi iğne hazırlıyordu. İlacın ufak ampulü elinden kırık bir şekilde yere düştü. Buraya kadar bir şey yok. Hemşire veya hasta bakıcı yere birazcık eğilip yerden alabilirdi. Peki ne yaptı?
Hiç umursamadığı gibi, kenara bile itelemeye kalkışmadı. Buraları tatil mekanları, tekrar hatırlatma gereği duyuyorum, o nedenle buralarda insanlar terlikler, sandaletler hatta bazen yalın ayak hastaneye koşturabiliyorlar. Evet, ufak bir kesilmeden bir şey olmaz belki ama, neden olsun?
Ben sinir oldum. Kimsenin kimseden haberi yok, çocuklar ortalıkta koşturuyor, steril ortam hak getire, her şeye koşuşturmaya çalışan bir doktor ve de yardım bekleyen büyük küçük sorunları olan hastalar.
Hastanelere kendi içlerinde düzenlemeler getirmek zor mu gerçekten bu kadar?
14 Tem. 07
Numbness is ahead, I write to defreeze myself..
Kuşadası Acil
Sunday, July 15, 2007
Posted by Tugc at 12:19 PM
Labels: kişisel görüş, şikayet
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
13 comments:
böyle şeyler duyup okuyunca "ne olacak bu hastanelerin hali!" diyorum. keşke doktor olsaydım da birşeyler yapabilseydim diyorum.
Allah düşürmesin yahu !
Perdeyle ayirma disinda her konuda haklisin. O, sanirim, biraz acil servise ayrilan fiziksel alanla ilgili. Gecen sene Los Angeles'in gayet de duzgun bir hastanesinin acil servisine dusmek durumunda kalmis ve benzer bir yatakta yatmistim. Yan tarafta fazlaca yasli bir kadin surekli inliyordu. Insanin ustune bir suru cihaz baglanmis ve yasam ihtimalini dusunurken hic anlayisla karsilanamiyor. Neyse ki orada hemsireler nazik otesiydi ve perdeler kapaliydi. Ne diyelim, kader dusurmesin.
her zaman oyle bebek ya. insallah gorcez o gunleri birileri bisileri duzeltebilcek
özelhastaneye de gitmeye kalksan daha kapıdan girişinde 35 ytl bayılıon.kısacası ya ölcez ya da ac kalcaz:D:D
bizde Sistem yok, kimSe kimSeyi takmio. $unnara bak yaa.. Bi de artik bicok yerden duydugum kadariyla "bazi" doktorLar ettikLeri yemini ve i$lerinin kutsaLLigini bi kenara birakip, haStalara para kaynagi $ekLinde bakioLar. Tatil yeri olmasini geCtim, iStanbul`da bi kere babami aciLe goturmu$tum. O kadar cok tansiyonu yukseLmi$ti ki zor yeti$mi$tik haStaneye. Acile geCtik, guya doktor geLicek.. bekLe bekLe kimSe yok. Guya da ozeL haStane, du$un.. Cok sinir etmi$Lerdi. Duzelir mi bunLar, ya da ne kadar zaman aLir duzeLmesi, hic bi fikrim yok.. Cunku SistemsizLik bizi mahvedio.
~Serra
Türkiye'ye hoşgeldin. Burası o kadar garip bir ülke ki, yazdığın en anlamsız post'a bile bir dolu yorum gelirken, böyle bir post'a kimse yorum yazmaz. Aslında hiç buraya yazmam diyordum ama dayamadım.
koala
bodrum acilin de yıllarca tek bir doktoru oldu, "zeki mürenin doktoru" diye bilinen bi dahiliyeci. tabii branşlaşmış olmasının hiçbi anlamı yoktu, isilikten kalp krizine her şeye baktı. dedemin hayatını 15 sene önce kurtarmıştı ama geçen yaz annemi gördüğünde tanıyabildi, hastalarıyla o kadar iç içe biri.
ambulansla ekmek dağıtıyodu belediye. geçti o günler, şimdi daha iyi durum. özel bi hastanesi de var bodrumun.hemşire sorunu hala baki yalnız, ona bi şi yapamıyolar sanırım. kan alacaklar diye kangren oluyodum az daha.
darısı kuşadasının başına.
Kız tuğçe valla haklısın bazıdoktor ve hemşireler öyle pislik insanlarki sona insan nasıl cinnet geçirio anlaşılıo yanee
benimde başıma geldi böyle bi vaka :[[[
yer :
2006 yılı Sakarya diş hastahanesi
bide ben hayatta gitmem diş için hastaneye ama o gün bi aciliyet söz konusuydu ayağım kırılsaydıda gitmez olsaydım
nemrutmu nemrut 3 hemşire
ortalıkta diş doktoruyum diye volta atan bir zebani :[
hemşireye ceketimi asabilirmiyim dedim hem de en nazik bir dille bi ağzından salyalar saçıldı tıpkı bir yaratık gibi bi dövmediği kaldı uyuzun dişçi zebaniside ağzımı parçaladı 2 hafta yemek yiyemedim :(( Allahtan istanbuldaki doktorumuz düzeltti bidahamı devlet hastahanesi tööğbeler olsun :((
Allah (c.c.) bunların şerrinden saklasın yarabbim sen koru !
doktor olarak üzüldüm açıkçası
malesef bu sorunların temelinde hastanelerin çok yoğun olması ve yeterli sağlık personeli olmaması yatıyor Tuğçe
turistik mekan olup olmaması farketmez , belli standartların heryerde olması gerekiyor
başka diyecek birşey bulamıyorum , herşeyi olduğu gibi anlatmışsın zaten
sevgiler ...
Timur,
Bir doktor olarak okumuş olmana sevindim bu yazıyı.
Dediklerinde haklısın, yani personel yetersizliği gibi konularda, fakat bu kadar işsiz insan yakınıyor iş iş diye ama bizim hastanelerimiz nedense hep şikayet ediyor personel yetersizliğinden.
Benim anlamadığım da bu işte..
Ama ben yazmayı bırakmayı düşünmüyorum bu konuda.
senin bu dediklerine katılmıyorum milyonlarca insanın ağız kokusunu çekseydin senide görürdüm o senin pitpul dediğin insanlar üç kuruş para için ağız kokusu çekiyorlar ayrıca bu şikayetlerini hemşirelere söylüyorsun ama özel odayı onlar yaptırmıyor onu görevli olanlara söyle o insanlar 24 saat uyumadan nöbet tutuyorlar sen tutmuyosun tabi insanlarıda böyle yazılar yazıp kışkırtma kimsede bunlara inanmasın kendini o insanların yerine koysun bir hasta öldüğünde onlarında içi parçalanıyor evlerine üzgün dönüyorlar hiç saygı duyan yokmu kendinizi onların yerine koyun ve ön yargılı olmayın ayrıca bu yorumcularada katılmıyorum bunu okuduktan sonra birdaha düşünün birazcık düşünecek beyniniz varsa bu tür düşüncesiz yazılara karşı çıkın lütfen düşünün beyni olan insanları bekliyorum
Bu nefret niye? Sen de yazilari, yazani ve okuyani 'beyinsiz' diye adlandirarak hakaret etmeye calisiyorsun.
Madem 'pitbull' demem bu kadar rahatsiz etti, o zaman hakarete hakaretle karsilik vermenin hicbir seye goturmeyecegini biliyor olmaniz gerekiyor.
Kaldi ki, hakaret etmedim, calismiyorsunuz, yatiyorsunuz da demedim. Bunlari iddaa ettigimi dusunen sadece sizsiniz burada.
Hemsirelerin olanaklari olup yapmadigini da soylemedim ama elinizde olup da yapmadiginiz seyler de var mesela. Orada sizin yardiminiz icin gelen insanlari terslememek. Ne kadar zor bir gun yasamis olsaniz da, bu sizin mesleginiz, siz sectiniz yada secmediniz, oradasiniz ve oradaki insanlarin ihtiyaci olmasaydi, gelmezlerdi. Kimse sevmez hastaneleri.
Son olarak da, sadece hemsireleri bunlardan sorumlu tuttugum, onlardan nefret edip hakaret ettigim ve diger esksiklikleri de yazmayip-soylemedigim paranoyalarinizi da aklinizdan cikarin.
Bu yazi bir 'daha iyi olmasi bu kadar zor mu? Ve neler yapilabilir? Okuyan insanlar olursa belki bir adim ilerlenir' yazisi. Hakaret etme amacim olsaydi, bu sekilde zaten yazilmazdi.
Ayni yaziyi okuyan bir doktor sorunu gorebiliyor ve empati yapmaya calisiyorken; bir hemsire neden bunu sadece kendi uzerine alip hakaret sayiyor..
Turlu kaprisler yapmayi biraksak, elestirilerin hepsini hakaret saymayi birakmadigimiz icin BIR ADIM bile ilerleyemiyoruz.
Evet, sorun da bu zaten. Bakanliklardan, en alt calisana kadar sorun tam da bu.
Siz de buna guzel bir ornek teskil etmis oldunuz az once yazdiklarinizla.
Post a Comment