Annem kardeşimi doğurup eve geldiği gece, ilk olarak karnının üzerinde uyumuştu. Sabah uyanıp, "en çok bunu özlemişim, karnımın üzerinde uyumayı" demişti. "Niye uyumadın ki özlediysen?" diye saf saf soran bana da; "kardeşinin üzerinde nasıl uyuyayım, başım yetişmiyordu ki zaten rahatça yastığa" deyip, güldürmüştü.
Sürekli uyuyorum, yataktan neredeyse hiç çıkmadım diyecek kadar az çıktım özellikle birkaç gündür. Dikkat ettim, hep karnımın üzerinde uyuyorum nedense.
Olur ya hani, güzel bir kadının fotoğrafı çekilmiş olur, sırtüstü yatıyordur, bir kolu başına paralel durmuştur.. Yada bebektir böyle, koyarsın uyur, hep sırtüstü, sen sağa sola çevirmedikçe kusmasın diye, o bebek dönmez hiçbir yana. İmrenmişimdir hep o görüntüyü.
Karnın üzerinde, yüzükoyun oluyor bu sanırım, uyursanız, daha fazla yer kaplarsınız. Yatağımı, yastığımı filan da hiç paylaşamam ben zaten. 2 kişilik annemin kocaman yatağında yatarken bile, verevine yatar, kollarımı iki uca açarak yatarım. Yastığı ortaya getirir ama hep yastıktan kaçarak bir uyku...Ufak bir yastığı tek kolumla kavramaca var bir de, gecenin bir yarısı bile kalkıp yastık nerede diye aramak hele son birkaç aydır daha da...Yastığı sevgili yerine koymak bu, yoksa insan o kadar sıkı sarılmaz ki yastığına..
2 kişilik yatak için bile bencillik eden birinin, tek yatağı paylaştığını düşünmesi mesela...
Yayılsam diyorum, kolumu bacağımı uzatsam yatağın diğer tarafına da.. Sonra uyanıyorum, hep yarısını boş bırakmışım, hep duvara yaklaşmışım, yüzükoyun yatıp kollarımı vücuduma yapıştırıp ağrılar içinde uyanma pahasına. Sanki gece o vardı, sanki gece o gelecek, sanki gelirse ve ben yatağın hepsini kaplamışsam küsecek...
Gece yoktu, sabah gelemeyecek, gece de gelemeyecek... Gelse bile öyle hafif uyuyorum ki, daha yatağa yaklaşmasından hissedip uyanacağım, biliyorum.
Yine de yatağın yarısı hep boş, olur da 2-3 dakikalık derin uykuda kaybolup duymazsam diye, gelmişken döner giderse yada uyanıncaya kadar yanımda yatmadan bekler diye..
Her şey öylesine kocaman varsayımlar için işte.
Belki deliliğini ve deliliğimi hatırlar diye.
Numbness is ahead, I write to defreeze myself..
Varsayımlar
Monday, March 31, 2008
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
2 comments:
Son zamanlarda sendeki bu yatağın bir tarafını bırakma durmu bende de oluyor. Hakkaten sanki biri gelecek de oraya yatacakmış gibi bariz yarısından fazlası boş kalıyor yatağın, ve bu daha önce tam tersiydi.cEn köşe bucağına bile bir yayılım politikası güderdim uyurken :D Bir de yastığı yok sayma durumum var ki, sağ kolumun üstüne yatmadan uyuyamaz oldum. Sabahları kol ağrısı çekmek kanıksanacak konum agledi ama uyumadan önce bilinçli olarak kolumu başımın alştına almadan uyusam da uyandığımda başımı yine kolumun üstünde buluyorum. Bu durumalrımız psikopatalojik midir ve psikolojik bir açıklaması var mıdır acaba?
kendi yatagında uyumak gibisi yok. hele benim gibi meslek gereği başka başka yataklarda uyumak zorundaysan çok iyi anlarsın. yatak sert veya yumuşak, yastık kalın veya ince. hepsi problem. ama insan o zaman anlıyor kendi evinin değerini. buda güzel.
Post a Comment